Anasayfam Yap    Sık Kullanılanlara Ekle  

 ANASAYFA
  Şiirlerim
  Denemelerim
  Anılarım
  Din Sosyolojisi
  Spor Yorumlarım
  Siyaset/sosyalbilim Analizlerim
  Eğitim Yazılarım
  Kitap Tanıtım/Kitap Okuma Kılavuzu
  Polemik Yazılarım
  Mizah/Özlü Sözler
  Sizden Gelenler(İncelemeleriniz,Şiirleriniz)
  Mektuplar
  M.Veysel Karataş'tan Siyaset Bilim Analizleri
  Tartışma Platformu
  Okur Yorumları
  İlginç Kişilik Tahlilleri ve Testler
  Servet Kızılay'dan Analizler
  Mehmet Yöndem Şiirleri
  Prof.Dr.Yasin Aktay
  Ahmet Turhan'dan denemeler
  Yayımlanan Çalışmalarım
  İbrahim Aktay
  Betül Aktay
  etkinlik haberleri
 

[Tüm Duyurular] 

sosyoloji çalıştayı  Sakarya Üniversitesi Sosyoloji bölümünün düzenlediği ulusal sosyoloji Çalıştayı 07 Kasım Cumartesi günü Sapancada yapılacaktır / 05.11.2009
kısa duyurular  kısa duyurular burada.. / 19.06.2009
 
betül aktay :  canım abim daha güzel olabilirdi ama yinede tebrikler
 
neriman :  teşekkr ederm hocam paragraftaki ayrıntıları görmek için çok ii..
 
Enis DOĞRUSEVER-SAKARYA :  Beşte haftayım(devre) onda biter,deyimini atlamışsınız,bu haftayım lafını yıllar sonra Half time ın dilimize çevrildiğini anlayacaktım harika bir yazı
 

[Tüm Resimler] 

[Tüm Siteler] 

  Tophane haber
  Şairler Birliği
  vadi yayınları
  yasin aktay
  Fikir Yorum
Dünyanın Fişini Ben mi Çektim Acaba?
İnsanın kendisini dünyanın merkezindeymiş gibi hissettiği özel zamanlar vardır. Böylesi zamanlarda her şeyin etrafımızda döndüğünü hissederiz. Bizden başka hiçbir şey anlamsızdır bizim için adeta. Narsizm en koyu haliyle kuşatır bizi. Böylesi zamanlarda artar kırılganlığımız, en alıngan olduğumuz hallerimizle beliririz insanların arasında. En ufak bir ilgisizlik, karşılıksız bir aşk ya dabize ters diyaloglar dağıtır bizi. Şaşırır, yörüngemizi kaybederiz bir daha bulamamacasına…Nefretimiz, kızgınlığımız birilerine karşı bu anımızı yaşarken tomurcuklanır sonra filizlenerek köklerini derinliklere, gövdesini en tepelere salar,KİN adını alır ve başlar İNTİKAM hesapları… Bir de kendimizi işe yaramaz hissettiğimiz, koskoca evrende atılmış bir hiç olarak, Nietzsche’nin haykırışlarına ve acılarına ortak olduğumuz; şiire ve hüznün en koyu mavisine teslim olduğumuz ve değişik fantezilerle boş vadilere sığınıp aylak aylak gezindiğimiz zamanlarımız vardır bizim.. Bu zamanlar içinde bir zamane olarak fanilikle ebedilik gelgitinde şaşkınlıktan avare bir biçimde, hayatı tenis topu misali yaşamak kalır bize, çarpıldıkça yön değiştiren… Sözünü ettiğim zamanlardan ilki, kendimi arzın en etkili ve de yetkilisi hissettiğim bir andı; 17 Ağustos 1999 Saat: 03:02 Yer:Adapazarı Banyo yapmak için yirmi dakika ısınmasını beklediğim termostatın fişini prizden çektiğimde, bir an için dünyanın fişini çektiğimi düşünmüştüm,yerine takmayı denedim ama olmadı. Çok geçmeden anladım ki bunun benim çektiğim fişle bir ilgisi yoktu. Benim çekişimle ilgili değildi dünyanın öfkesi. 45 saniye sonra yıkık, dökük, virane olmuş Adapazarı sokaklarında dinen arzın öfkesinin ardından benim öfkem başlamıştı… En güvendiğim yerin altımdan kayıyor olması ve acizliğim öfkelendirmişti beni. Kendimi önemsediğim her an komik bir slayt gösterisi ile gözümün önünde akmaya başlamıştı, bu yüzden beni önemli kılan ne varsa, bana beni önemseten her kim ne varsa onlara öfkeliydim. Yerin sallanması ile birlikte sarsılmaya başlayan sadece yeryüzü değildi, bir daha sabitleyemeyeceğim tüm sabitelerimdi. Ve bir daha sabitleyemediğim bir gidişatla karıştım yaşama, ağzımda dokunaklı bir türkü ile:


Salınıp duruyorduk orda:
Her mevsim gülümsemeye çalışan hüzünle
mevsimler anlamını kaybetmiş bakıyorduk,
bir soru ve bir ürperti ile gelen aşk için şakıyorduk, yaprakları hışırdatan bir telaşe ile...
Sıyrıldık hayattan ve gizilce koptu hengameler
cesetler sarkıtılıp boşaltıldı mezarlara
sen dahi sıyrıldın yanık tenli maceralardan
kendini dizelerin koynuna attın
ölü adamlarla yattın,
anlamadık kendini mevsimlere katan
katılarak dinemezdi gecenin şevkiyle
o bile inatla geliyordu
canımızın ipliğini bağlar gibi bahane,
sarar gibi coşkuyla
gibi gibi gibi
çılgınca benzetmeler büyük kelimelerle...
hakikat kapanmaz bir yaradır şairlerde
Şiir: Şahane ve sessiz beste
vesaire vesaire vesaire...
Eklenme Tarihi: 10.10.2006

 
 

SİZİN YORUMLARINIZ

Yorumlayan: 604'ten NADİDE (7 cücelerden) Tarih: 
Galiba bende fişi çektim ama şimdi prizide bulamıyorum hocam...
 25 / 217 / 273.195  

AJANS56.COM