Anasayfam Yap    Sık Kullanılanlara Ekle  

 ANASAYFA
  Şiirlerim
  Denemelerim
  Anılarım
  Din Sosyolojisi
  Spor Yorumlarım
  Siyaset/sosyalbilim Analizlerim
  Eğitim Yazılarım
  Kitap Tanıtım/Kitap Okuma Kılavuzu
  Polemik Yazılarım
  Mizah/Özlü Sözler
  Sizden Gelenler(İncelemeleriniz,Şiirleriniz)
  Mektuplar
  M.Veysel Karataş'tan Siyaset Bilim Analizleri
  Tartışma Platformu
  Okur Yorumları
  İlginç Kişilik Tahlilleri ve Testler
  Servet Kızılay'dan Analizler
  Mehmet Yöndem Şiirleri
  Prof.Dr.Yasin Aktay
  Ahmet Turhan'dan denemeler
  Yayımlanan Çalışmalarım
  İbrahim Aktay
  Betül Aktay
  etkinlik haberleri
 

[Tüm Duyurular] 

sosyoloji çalıştayı  Sakarya Üniversitesi Sosyoloji bölümünün düzenlediği ulusal sosyoloji Çalıştayı 07 Kasım Cumartesi günü Sapancada yapılacaktır / 05.11.2009
kısa duyurular  kısa duyurular burada.. / 19.06.2009
 
betül aktay :  canım abim daha güzel olabilirdi ama yinede tebrikler
 
neriman :  teşekkr ederm hocam paragraftaki ayrıntıları görmek için çok ii..
 
Enis DOĞRUSEVER-SAKARYA :  Beşte haftayım(devre) onda biter,deyimini atlamışsınız,bu haftayım lafını yıllar sonra Half time ın dilimize çevrildiğini anlayacaktım harika bir yazı
 

[Tüm Resimler] 

[Tüm Siteler] 

  Tophane haber
  Şairler Birliği
  vadi yayınları
  yasin aktay
  Fikir Yorum
Ramazan geldi, hoş geldi
Bir mübarek ayın içinden konuşmanın bereketinin hâsıl olması ümidiyle...

Ramazan, bir bereket mevsimi gibi kapılarını açarken biz gariplere, bir yılın fütursuzluğuna bir bedel ödemenin dinginliği ve teslimiyetiyle ayak basıyoruz eşiğine…

Bir yandan bu ay vesilesi ile tasarruf hakkını tamamen gerçek sahibine bağışladığımız bu dünya nimetlerine olan yaklaşımımız artık doğru olanla yer değiştirirken, bir yandan da bu nimetlerin gerçek sahibini hatırlıyor olmanın fırsatını elde etmenin de bilinci ile seviniyoruz.

Allah’ı zikretmekten gaflete düşenlere Allah’ın Kur’an’da beni en çok etkileyen tehdidi olan “yanımızdan hiç ayrılmayacak bir şeytanı” musallat etmesi korkusunu gideriyor Ramazan, sunduğu Allah’ı tekrar hatırlama imkânı ile…

Kimimiz için bu şeytan, hep gündemimizi meşgul eden "mal mülk edinme kaygımız" kimimiz için de "tutkulu olduğumuz kadınlar, takımlar" olabiliyor, bir başkası için de takıntı haline getirdiği başka şeyler, dünyevi sorunlar mesela...

Ramazan ayı tüm bunların faniliğini hatırlatıyor aynı zamanda…

Ramazan, yine bir tüketim kültürü köleliğini yakından müşahede eden bizlere gerçek insani vasıflarımızı da hatırlatıyor.

İnsanın, iradesi ile nefsinin dizginlerini Allah’ın rızası ile elinde tutabildiğinin özgüvenini bir on bir ay yetecek kadar dolduruyor içimizde…

Eski Ramazanları arayan, bir türlü yeni ramazanlara eski ramazanların neşesini ve de zevkini yakıştıramayan zihniyetlerin genelinde, bilinçaltlarında saklı duran Ramazan’dan hedonistçe beklentiler, benim Ramazanlara karşı yaklaşımımı değiştirmiyor.

Bir çile eğitimi, bir irade, bir nefis muhasebesi ve de bir zikir iklimi olarak ramazan’dan beklentilerimi değiştiremiyor bu beklentiler.

Ramazanların giderek bize kabaca sevimli gelmemesinin altında yatan çocuksu özlemleri burada dışarıda tutmak lazım tabi ki...

Eski Ramazanların bizlere hatırlattığı gayet güzel inceliklerin yeni ramazanlar karşısında eksikliğini duymamız aslında, yaşın ilerlemesi ile geçmişe bağlanmanın beraberinde getirdiği “dünyadan vazgeçememenin” derin taleplerini mi saklı tutuyor?

Oysaki Ramazanlar, bu dünyadan eninde sonunda gideceğimizin ve bu dünyanın asıl sahibinin tasarrufunda bir düzene kulluk etmemizi en müşahhas şekli ile bizlere hatırlatan işaretler barındırıyor anlayanlara…

Ramazandan turistik bir takım yatırım kaynakları ya da övülesi ve de kutsanası kültürel festivaller ihdas etme çabaları bana hepten ramazanların kutsi havasını bozma çabaları olarak görünmektedir.

Bunun dışında ramazanda tutulan orucun, bizi gerçekten tutması sonucunu bir hâsıla olarak elde etmenin önemi de açıktır. Tıpkı namazı kılarken namazın da bizi kılması gibi…

Kılarken bizi namaz, aslında kulluk gibi bir yüce makama oturtmalı, arındırmalı ve uzaklaştırmalı bizi günahlardan…

Oruçtan da bu hayrın bir hâsıla olarak elde edilmesi beklentisi olmalı müminlerin…

Ramazan’da Yaradana daha takvalı uzanan ellerin geri çevrilmeyeceği bir atmosferde, muhtaçların, yetimlerin, gariplerin hal ve ahvalinin de hatırlanmasına vesile olacak bir donanım imkânını da elde tuttuğumuz açıktır. Bu yüzden yukarıya yakarmak için kalkan ellerin en halisane biçimde orucu tuttuğumuz gibi biz İslam ümmetini de İslam dini üzerinde sabit tutmasını Yaradandan dilemesinin tam vaktidir Ramazan.

Bir Kur’an iklimidir Ramazan, oku emrine ilk muhatap olduğumuz bu ayda okunacak Kur’an bir zamanlama uygunluğunu da hoş bir tevafukla kazanacaktır.

Bir inziva, bir kendiyle muhasebe imkânıdır ramazan.

Bir bağışlama, bir otokontrol mekanizmasıdır…

Öfkeye hâkim olmanın dışında ağzımızdan çıkan sözlere sahip olmanın da hatırlatıcısıdır.

Bir yaklaştırıcıdır Ramazan…

Zenginle fakirin iftar sofralarında buluşma mekânıdır.

Müslümanların birbirlerine daha çok bağlanmalarının gerekçesidir.

İnfak, sadaka, zekat ve fitreleri ile…

Bir sosyal dayanışma festivalidir.
Bir ümmetin yeniden dirilişidir, kadir gecesinin haber verdiği, arifenin müjdelediği, bayramın gerçekleştirdiği bir cennet havasıdır…


Bu iklimde herkesin bereketlenmesi en büyük temennimiz.
Eklenme Tarihi: 07.09.2008

 
 

SİZİN YORUMLARINIZ

 25 / 217 / 273.195  

AJANS56.COM