ENGİN SEZEN/haber7.com
Şimdilerde kitapçı rafları, daha iyi nasıl anne baba olunur kitaplarından geçilmiyor. Liderlik, yönetim, takım çalışması ve kişisel gelişim ile ilgili furya şimdi de anne baba olmayla ilgili kitapları vurdu. Değerli uzmanlarımız, adeta yemiyor içmiyor, bilgiye muhtaç anne babalar için birbirinden değerli fikirler, yaklaşımlar üretiyorlar!
Ebeveynlik kitaplarına talep büyük… İlk çocuklarına sahip çiftler, disiplin sorunlarıyla cedelleşen aileler, çocuklarının bedensel, ruhsal, zihinsel, dilsel gelişimleriyle yakından ilgilenen anne babalar…bazen bir başvuru kaynak arama saikiyle, bazen de sırf kitabın üzerindeki başlığın cazibesiyle, bu kitaplari satın alıyorlar. Okunup okunmadığını bilemeyeceğim.
Aynı konularla ilgili, o kadar çok ve farklı uzman görüşleri var ki, zavallı ebeveynler kimi dinleyecekler, neye göre amel edecekler! Her anne baba dergisinin kendine göre bir felsefesi, olaylara, durumlara bir yaklaşımı var. Hangisi en iyi ? Bir uzmanın ak dediğine bir başka uzman yine doktora tezli çalışmasıyla kara diyebiliyor, kimin görüşü daha iyi?
Kitap isimleri de bir alem! Yok Zen veya Buda tipi anne babalık, yok otuz günde süper annelik, yok sihirbaz anneler, hokkabaz babalar…Çoğu, sorunları geçici olarak tamir etmeye yönelik, formule edilmiş, hayatın gerçekliğinden uzak kitaplar…
On basamakta ya da onbeş maddede çocuktan bir dahi çıkarmayı vaad ediyorlar adeta.
Meslek gereği okuduğum pek çok ebeveynlik kitabında tespit edebildiğim, dikkat edilmesi gerektiğini düşündüğüm bir kaç hususu şu şekilde sıralamak isterim. Umulur ki kitap tercihi yaparken, yardımcı olur:
• Ebeveynlik kitapları; benim tavsiyelerim, usullerim tek yoldur gibi varsayımlarla ortaya çıkıyorlar. Bunun için de bu kitapların söylediğinin dışında usuller uyguluyorsanız, acaba yanlış mı yapıyoruz zehabına kapılabilisiniz. Halbuki kitaptaki düşünceler, bir görüştür, fikirdir, yaklaşımdır; değişmez, sarsılmaz kurallar değillerdir. Siz pekala size uyanı alır, ya da bilgiyi kendinize uyarlayabilirsiniz.
• Ebeveynlik kitapları, aşırı derecede , çocukluğun ilk devrelerinin önemine vurgu yaparak, eğer bu yılları iyi değerlendirebilirsek, yetişkinlikte çocuklarımızın mükemmel hale gelecekleri yanılgısına düşüyorlar. Daha sonraki dönemlerde de eğitim devam ediyor, her yaşta çocuğun önüne yeni sorunlar, engeller, hayat şartları çıkıyor. Erken yaşlarda verilen eğitim elbette çok önemlidir, temeldir; ancak daha sonraki yaşlarda mutlak başarıyı garanti etmez.
• Ebeveynlik kitapları, ebeveynlere, sürekli çocuğunla daha fazla konuş, onu daha fazla dinle, daha fazla kitap oku, daha fazla yemek yap, daha fazla oyna, onunla daha fazla zaman harca… mesajları vererek, velilerin kişisel hayatlarını hiç dikkate almayan bir tutum sergiliyorlar. Kitaplar aşırı derecede çocuk merkezli. Bu kitapları okuyan pek çok ebeveyn, kendini yetesiz gördüğü gibi, asla başarılı olamayacaklarını zannına da kapılıyorlar. Kitaplara uyup her şeyin daha fazlasını yapan bir annenin de çocuğun da nefes almaya takati kalmıyor.
Hangi kitabı önerirsiniz diyen velilere, öncelikle, sorunlarının ne olduğunu sormak lazım. Sorunu, sorunları biliyorlar mı, çocuklarının hayatlarındaki olup bitenin farkındalar mı? çocuklarının ve kendilerinin güçlü ve zayıf yönleri nelerdir? Çocuklarını ve kendilerini ne kadar tanıyorlar?
Ziya Paşan’ın :
“Bir illeti kıl, sonra müdavatı tasaddi
Her merhemi her yareye derman mı sanırsın”
beytiyle cevap veriyorum hangi kitap sorularına. Ziya Paşa da öncehastalığın, sorunun teşhisinden yana.
Her kitap, her ebeveyne ve çocuğa uymaz!
Önce çocuğumuzu bir kitap gibi iyi okumaya çalışalım.
Aksi halde, şu kitap bolluğunda çocuğumuzu bir deneme tahtasına çevirmeyelim.
|