Anasayfam Yap    Sık Kullanılanlara Ekle  

 ANASAYFA
  Şiirlerim
  Denemelerim
  Anılarım
  Din Sosyolojisi
  Spor Yorumlarım
  Siyaset/sosyalbilim Analizlerim
  Eğitim Yazılarım
  Kitap Tanıtım/Kitap Okuma Kılavuzu
  Polemik Yazılarım
  Mizah/Özlü Sözler
  Sizden Gelenler(İncelemeleriniz,Şiirleriniz)
  Mektuplar
  M.Veysel Karataş'tan Siyaset Bilim Analizleri
  Tartışma Platformu
  Okur Yorumları
  İlginç Kişilik Tahlilleri ve Testler
  Servet Kızılay'dan Analizler
  Mehmet Yöndem Şiirleri
  Prof.Dr.Yasin Aktay
  Ahmet Turhan'dan denemeler
  Yayımlanan Çalışmalarım
  İbrahim Aktay
  Betül Aktay
  etkinlik haberleri
 

[Tüm Duyurular] 

sosyoloji çalıştayı  Sakarya Üniversitesi Sosyoloji bölümünün düzenlediği ulusal sosyoloji Çalıştayı 07 Kasım Cumartesi günü Sapancada yapılacaktır / 05.11.2009
kısa duyurular  kısa duyurular burada.. / 19.06.2009
 
betül aktay :  canım abim daha güzel olabilirdi ama yinede tebrikler
 
neriman :  teşekkr ederm hocam paragraftaki ayrıntıları görmek için çok ii..
 
Enis DOĞRUSEVER-SAKARYA :  Beşte haftayım(devre) onda biter,deyimini atlamışsınız,bu haftayım lafını yıllar sonra Half time ın dilimize çevrildiğini anlayacaktım harika bir yazı
 

[Tüm Resimler] 

[Tüm Siteler] 

  Tophane haber
  Şairler Birliği
  vadi yayınları
  yasin aktay
  Fikir Yorum
Siirt'i Yazamamak...
Harabe çocuklarının tebessümlü ve sümüklü yüzlerini hatırlatıyor bana Siirt.

Ankara'da, bir apartman dairesinin soğuk duvarları, çocuklarımda harap olmuş bir çocukluk üretecek korkusuyla,
her gün işe koştururken, burnumda tüten bir koku, adına hasret mi derler sıla mı? Bilinmez..

Şu bir gerçek ki;
Bir masal idiyse çocukluğum; bu masaldaki pembe renklerin ve renkli desenlerin; peri kızlarının ve padişahların havsalama yerleşmesinde emeği çoktur Siirt'in.

Hilmi Yavuz üstadımızın "yaşlılığı beton laleden" dediği Siirt, hala o tadı veriyor mu çocuklarına belirsiz ama biz o tadı aldığımız için bir türlü büyüyemeyen Yetişkin Siirt'li çocuklarda; o tadın damaklarda kaldığı kesin.

Bundan dolayıdır ki her Siirt konulu yazıya, yazıyı istila eden bu nostaljik bir duygu da eşlik etmektedir. Kelimeler geçit vermez bir dağ gibi. Bu yüzden bu duyguyla başaçıkıp sözleri sıralamak ne mümkün?
İstisnasız her yetişkin Siirt'linin damağındaki o tad, yazılarına da hüküm sürüyor.

Siirt'i yazmak işte böyle bir şey, Siirt'i yazamamak aslında...

O zaman, Sözün bittiği yerde şiir konuşur dersek belki de bu durum, sükut suretinde
anlamlı bir haykırışı dile getirebilir:

SAFFARLAR ÇARŞISI

Unutuldu
Saat Kulesi'nde ayarlandığı Süveyka'da zamanın
'Tillo'da her ermişin su çektiği kuyu kurudu'
Kalmadı
ırmak yağmurlarına duyarlı
hayretlere ayarlı çocuklar
sustu
ve büyüdü
Saffarlar Çarşısı'nın
çekiç sesleri
Ulu Camii Minaresi'nin Çinileri buruk
salkım salkım üzümü, zivzik narı ve balı
Siirt'in fazlasıyla üzerdi zılgıt çeken kızları

Aydın Aktay


Eklenme Tarihi: 26.01.2007

 
 

SİZİN YORUMLARINIZ

Yorumlayan: 604'ten NADİDE Tarih: 
siirt'i yazamamak belki nefes alamamak sizin için eee hocam daha oksijensiz kalmaya ne kadar dayanabilirsiniz?
 25 / 217 / 273.195  

AJANS56.COM