Anasayfam Yap    Sık Kullanılanlara Ekle  

 ANASAYFA
  Şiirlerim
  Denemelerim
  Anılarım
  Din Sosyolojisi
  Spor Yorumlarım
  Siyaset/sosyalbilim Analizlerim
  Eğitim Yazılarım
  Kitap Tanıtım/Kitap Okuma Kılavuzu
  Polemik Yazılarım
  Mizah/Özlü Sözler
  Sizden Gelenler(İncelemeleriniz,Şiirleriniz)
  Mektuplar
  M.Veysel Karataş'tan Siyaset Bilim Analizleri
  Tartışma Platformu
  Okur Yorumları
  İlginç Kişilik Tahlilleri ve Testler
  Servet Kızılay'dan Analizler
  Mehmet Yöndem Şiirleri
  Prof.Dr.Yasin Aktay
  Ahmet Turhan'dan denemeler
  Yayımlanan Çalışmalarım
  İbrahim Aktay
  Betül Aktay
  etkinlik haberleri
 

[Tüm Duyurular] 

sosyoloji çalıştayı  Sakarya Üniversitesi Sosyoloji bölümünün düzenlediği ulusal sosyoloji Çalıştayı 07 Kasım Cumartesi günü Sapancada yapılacaktır / 05.11.2009
kısa duyurular  kısa duyurular burada.. / 19.06.2009
 
betül aktay :  canım abim daha güzel olabilirdi ama yinede tebrikler
 
neriman :  teşekkr ederm hocam paragraftaki ayrıntıları görmek için çok ii..
 
Enis DOĞRUSEVER-SAKARYA :  Beşte haftayım(devre) onda biter,deyimini atlamışsınız,bu haftayım lafını yıllar sonra Half time ın dilimize çevrildiğini anlayacaktım harika bir yazı
 

[Tüm Resimler] 

[Tüm Siteler] 

  Tophane haber
  Şairler Birliği
  vadi yayınları
  yasin aktay
  Fikir Yorum
  BİR ZAMANLAR SİİRT AMATÖR LİGİ
  Bir zamanlar Siirt Petrol Spor’la –Elazığ Spor arasındaki üçüncü lige terfi maçıyla başlayan futbol sevdam sonraları Siirt Köy hizmetleri YSE spor’la devam etti. Siirt gibi o zamanlar 40 bin nüfuslu küçük bir şehirde başka bir eğlencesi olmayan bir yerde Artık en büyük eğlencem futboldu.

Amatör maçlara Cumartesi ve Pazar sabahından başlayan ilgili takibim bir geçim kaynağı da üretmişti bizim eve. Seyircilere su ve simit satarak ve bunlar bittikten sonra iki üç m
19.02.2008
  Siirt'i Yazamamak...
  Harabe çocuklarının tebessümlü ve sümüklü yüzlerini hatırlatıyor bana Siirt.

Ankara'da, bir apartman dairesinin soğuk duvarları, çocuklarımda harap olmuş bir çocukluk üretecek korkusuyla,
her gün işe koştururken, burnumda tüten bir koku, adına hasret mi derler sıla mı? Bilinmez..

Şu bir gerçek ki;
Bir masal idiyse çocukluğum; bu masaldaki pembe renklerin ve renkli desenlerin; peri kızlarının ve padişahların havsalama yerleşmesinde emeği çoktur Siirt'in.

Hilmi
26.01.2007
  Modern bir ailede çekirdek olmak
  Gençlik yıllarımın Siirt’inde yaşadığım birtakım olaylar o dönem Türkiye’sinin içinde bulunduğu durumu yansıtan işaretler de taşıyor. Tüpgaz kuyrukları, 12 Eylül öncesi ve hemen sonrasındaki gelişmeler, sokağa çıkma yasakları ki, biz çocuklar için bu durum büyük bir eğlence fırsatıydı, kaçırmadık NETEKİM...))- İGD, ÜGD, DEV-YOL, DEV-SOL, DEV-GENÇ gibi kısaltmalar ve onları temsil eden duvar yazıları, afişleri…

Siyah-beyaz TV’nin gelişi, bunu evlerine ilk alanla
10.10.2006
  Dünyanın Fişini Ben mi Çektim Acaba?
  İnsanın kendisini dünyanın merkezindeymiş gibi hissettiği özel zamanlar vardır. Böylesi zamanlarda her şeyin etrafımızda döndüğünü hissederiz. Bizden başka hiçbir şey anlamsızdır bizim için adeta. Narsizm en koyu haliyle kuşatır bizi. Böylesi zamanlarda artar kırılganlığımız, en alıngan olduğumuz hallerimizle beliririz insanların arasında. En ufak bir ilgisizlik, karşılıksız bir aşk ya dabize ters diyaloglar dağıtır bizi. Şaşırır, yörüngemizi kaybederiz bir daha bulamamacasına…Nefretimiz,
10.10.2006
  Yaşamak Kırılmaktır.
  İnsanı ufaltıp kendisi büyüyen hayallerle yaşarken hep çıkmaz sokaklara tosladım. Öyle ki her köşe başında bir cennet beklentisi ile ama her dönüşte karşılaştığım duvarlar.

“İnsan, acılara katlanmayı öğrenmelidir.” Diyordu Sopokhles
“Acılar insanı olgunlaştırır.” Diyordu bir başkası…

Bu düşünceleri sadistçe veya mazoistçe bir yaklaşımla benimsiyor değilim ama hayattaki pozisyonlarımız hep bunları doğrulayan tarzda gerçekleşiyor.
İçrek b
10.10.2006
  Bir Kartpostal şehri İstanbul
  “İnsanların sizinle ne kadar az ilgilendiklerini bilseydiniz, onlar için gösterdiğiniz tüm çabaların ne kadar gereksiz olduğunu anlardınız.” Diyordu okuduğum bir kitapta ismini hatırlamadığım birisi… Fakat yaşam koşuşturması içinde, içine girilen ortamlar, diyalog kurulan insanlar ve bu yüzden takınılması gerektiği düşünülen tavırlar insana aslında çok da tanıdık gelen bu düşünceyi unutturuveriyor bir anda. Ve sahte bir surat takınarak, bizim olmayan davranışlar ve fikirlerle
10.10.2006
  Sivilcelerim
  Eski belediyeden aşağıya Atatürk Bulvarına kadar kare kare taşlarla döşenmiş yolda yokuş aşağı çılgınca koşarak beslediğim çocukluğum tükeniyordu. Bunu bir bankadaki görevli bayandan duyduğumda içimde tuhaf şeyler hissetmiştim, yüreğim acımıştı. Halen bu acıyı anımsarım. Belki de net anımsadığım acılardan biriside budur. Peki bir banka memuresi bunu niçin söyler? Açıklayayım: Çocuklara bedava dağıtılan bir dergiyi almak için ilgili banka şubesine girdiğimde sözkonusu banka memuresi artık çocuk
10.10.2006
  Sürgündeki Şehir :Siirt
 
Çocukluk yıllarımın elmas şehri Siirt, ben büyüdükçe küçülen, o küçüldükçe büyüdüğüm şehir. Aklıma düştükçe “ergenlerin sesinden ürkmüş çocukluklar” hatırladığım… Süveyka’da esnafın ağaran saçlarından aşağıya Siirt akşamları dökülüyor, Saffarlar Çarşısı’nın çekiç sesleri, Çarşı Camii’nin murdar çeşmeleri, Kızlar Tepesi’nin karşısında Meydan Saati’ni okuma girişimleri, Kız Meslek Lisesi önünde ilk çapkınlık deneyimleri, bakışmalar… Esmer
10.10.2006
  Çinko Çatılar Altında Siirt Yağmurları
  Çinko çatılar üzerine yağan yağmur taneciklerinin ortaya çıkardığı muhteşem harmoniyi, ses güzelliğini içine çökmüş Siirt sokaklarında, evimizin çinko çatısının altında dinlerken aldığım müthiş hazzı edindiğim huzuru hep özlerim. Soğuk bir esintinin ansızın ensemize değişinden tüylerimizi diken diken edişi ve anlık süren lezzetini ben bir yağmur boyu tadardım. Sonrasında etrafa yayılan yağmur-toprak karışımı nefis koku da bu lezzeti doruklara çıkarırdı. Ankara’da herhangi bir apartman kat
10.10.2006
  Parmakla Gösterildiğim Yıllar
  Bir keresinde tanıştığım akademisyen bir bayandan ailenin kaçıncı çocuğu olduğumuzla, hayatta bulunduğumuz, aldığımız ve alacağımız roller, pozisyonlar arasında derin bir ilginin bulunduğunu öğrenmiştim.

O’na göre, kalabalık bir ailede sondan ya da baştan ikinci çocuk olmak, hayatta fark edilmeyecek, sıradan birisi olmayı yeğleyecek tavırlar, tercihler sergilemeyi beraberinde getirir. Ve böylesi tiplerden mükemmel memurlar yetişirmiş. Böylesi tipler, İşini yapan –ama ne çok
10.10.2006
Sayfalar : [1] [2]
 25 / 217 / 273.195  

AJANS56.COM