Anasayfam Yap    Sık Kullanılanlara Ekle  

 ANASAYFA
  Şiirlerim
  Denemelerim
  Anılarım
  Din Sosyolojisi
  Spor Yorumlarım
  Siyaset/sosyalbilim Analizlerim
  Eğitim Yazılarım
  Kitap Tanıtım/Kitap Okuma Kılavuzu
  Polemik Yazılarım
  Mizah/Özlü Sözler
  Sizden Gelenler(İncelemeleriniz,Şiirleriniz)
  Mektuplar
  M.Veysel Karataş'tan Siyaset Bilim Analizleri
  Tartışma Platformu
  Okur Yorumları
  İlginç Kişilik Tahlilleri ve Testler
  Servet Kızılay'dan Analizler
  Mehmet Yöndem Şiirleri
  Prof.Dr.Yasin Aktay
  Ahmet Turhan'dan denemeler
  Yayımlanan Çalışmalarım
  İbrahim Aktay
  Betül Aktay
  etkinlik haberleri
 

[Tüm Duyurular] 

sosyoloji çalıştayı  Sakarya Üniversitesi Sosyoloji bölümünün düzenlediği ulusal sosyoloji Çalıştayı 07 Kasım Cumartesi günü Sapancada yapılacaktır / 05.11.2009
kısa duyurular  kısa duyurular burada.. / 19.06.2009
 
betül aktay :  canım abim daha güzel olabilirdi ama yinede tebrikler
 
neriman :  teşekkr ederm hocam paragraftaki ayrıntıları görmek için çok ii..
 
Enis DOĞRUSEVER-SAKARYA :  Beşte haftayım(devre) onda biter,deyimini atlamışsınız,bu haftayım lafını yıllar sonra Half time ın dilimize çevrildiğini anlayacaktım harika bir yazı
 

[Tüm Resimler] 

[Tüm Siteler] 

  Tophane haber
  Şairler Birliği
  vadi yayınları
  yasin aktay
  Fikir Yorum
  Dile getir(ile)mezliğin Politiği
  Servet KIZILAY
Dile gelmeyen ile dile getirilmeyen arasında bir fark vardır ve bu fark, lafızın meydana getirdiği ayrımla kolayca izah edilemez. Aralarına birinin etken diğerinin edilgen olması da izah için bize yeterince yardım etmez.

Dile gelmeyen, dile getiremediği bişeyden; dile getirilmeyen ise dile getirilmek istenmeyen birşeyden dolayı ayrılır gibiyse; dilegetirmezlik, maksad olarak da dile gelmeyenden ayrı olmalıdır.

Gerçekte dile getirmezlik, bu ya da şu sebebler
01.01.2008
  İsmet Özel’ in “Türk(lük)” Kavramı Hakkında
  Servet Kızılay

İsmet Özel’in edebiyat sahasındaki yeri ve derinliği apaçık olduğu için inkâr edilemez bir kıymetinin de olduğu ortadadır. Edebî taraftan ona karşı en sert muhâlif tutumu sergileyenler bile bunu gözönüne almak zorunda kalırlar.

Düşünce sahasında da göstermiş olduğu “ezber bozuculuk”, birçok münbit fikirlere zemin teşkil etmiştir. Şayet düşünmek insanın kendi anadilinde kekelemesi ise; İ.Özel’in konuşurken ağır aksak ritminin (kekelemesini
19.09.2007
  Kayıp Bir Tefekkür : Mehmed Âkif
  Servet Kızılay

Siyasal kavramların değişimi, onu ortaya çıkaran siyasal olgulardan ve iradeden bağımsız ele alınamaz. Bugün bizim mutlak surette kabul ettiğimiz ve kendisine sarıldığımız kavramlar-kabuller, olguların değişimini unutturacak siyasi yönlendirmelerin ve saptırmaların mahsülüdür. ‘Millet’ kavramı bidayetinden nihayetine kadar aslî manası olan dinsel kavramalanında algılanmış ‘Uluslaşma süreci’ ile birlikte bu kavram belirli bir kavim (ırk) temeline da
25.07.2007
  Marko Paşa’ya Dert Anlatmak:
  Servet KIZILAY

Marko Paşa’ya Dert Anlatmak: Sosyo-Linguistik Açıdan Türk Siyasalının Bunalımı

Aynı dili konuşamayanlar, birbirlerinin dışında kalırlar. Tıpkı bir toplumsal dizgenin dışında kalmak gibi. Dert anlatmak, psiko-linguistik süreçte oldukça merkezi bir rol oynar fakat ‘Marko Paşa’ya dert anlatmak’ tan kastedilen şey; herkese malum olduğu üzere Psiko-linguistik bir eksende yeralmaz, daha ziyade Sosyo-linguistik bir eksende yeralır. Yani bu darbım
08.06.2007
  "DOĞU"NUN GÖSTERGESEL OLUŞUMUNDA MEDYANIN ALMAN SIYASETİ ÜZERİNDE ETKİ
  Servet KIZILAY
Alman siyasetinin "Doğu" ile münasebeti çerçevesinde ortaya çıkan en başlıca ve büyük sorunlardan biri olarak "Doğu"nun kavramsal göstergesi ve bu göstergeyi üreten medyanın rolü oldugunu daha önceki yazımızda söyledik. Medyanın toplum üzerinde yapmış olduğu yönlendirmeler hakkında nerdeyse müstakil bir literatür meydana getirecek kadar eserler ortaya konmuştur. Bizi burada alakadar eden husus, siyasal kavramları üreten-yaygınlaştıran-benimseten bir aktör olarak Medya'dır f
26.05.2007
  Siyasal Kavramların Varlığı
  Servet Kızılay

Siyasal kavramlar, siyasetin hayatımızdaki işgal ettiği genişleme ölçüsüne palalel bir seyir içinde genişleme ve büyüme göstermiştir. İnformasyonun teknik araç-gereçler vasıtasıyla müdahele alanı, bu genişlemeye ve büyümeye hız kazandırmıştır fakat sorun siyasal kavramların genişleme ve büyüme imkânı bulması değil onların ortaya çıkarmış olduğu etkidir. Siyasal kavramların mahiyetinden ya da maksadından kaynaklanan durumlar*, bu kavramlara karşı linguistik - semantik tepk
18.04.2007
  Siyaset ve Anlam Münasebeti
  Servet Kızılay

Asri tarz-ı siyaset sadece ahlaki değerlerden değil ‘anlam’ dan da büyük bir kopuşla feragat etti. Asri siyasetin anlamı, muhkem ve tasvib edilebilir kıstaslar çerçevesinde işlemiyor. Şüphesiz onun belirli bir tabiatı olmazsa; varlığını idame ettiremeyeceği dolayısıyla herhangi bir Türde ve Tarzda ‘anlamı’da ‘değeri’de taşıyamayacağı bedihidir.

Siyasetin anlamla olan münasebetinin nasıl bir anlamla teşekkül olduğu-bulunduğu-, b
14.03.2007
  Dil ve Tarih
  Servet Kızılay

Dilin bir bilim olarak Ferdinand de Saussure'den sonraki gelişim seyri, Ulus devletlerin yani siyasetin işin içine girmesiyle değişmiştir. Bu seyir içinde Dilin hem araştırma vetiresi hızlandırılmış hem de farklı alanlara geniş ölçüde yayılması sağlanmıştır. F. de Saussure "dili kendisi bakımından ele alacak bir bilim" olarak tanımladığı dilbilimin temel unsuru, siyaset sayesinde çabucak unutturuldu. O, derslerinde gittikçe büyüyen milliyetçiliğe karşı oldukça pasif fakat
05.03.2007
  Şeyh Efendinin Rüyasını Yorumlamak*:
  İsmail Kara’ya Bazı Tenkidler
Servet Kızılay

Türkiye’de ‘İslamcılık’ çalışmaları ile alakadar olanların hemen fark ettiği, eserlerine atıfta bulunmaksızın o durakta durmaksızın yol alınamayan en yetkin kalemlerdendir İsmail Kara. Onun eserlerini değerli kılan şey, izlemiş olduğu usulde aranmalıdır. İsmail Kara, Türkiye’de kasıtlı olarak tahrib edilen tarih şuurunun yeniden inşaası için bizleri dönemin en mühim metinleriyle karşılaştırmış, doğru bir yerd
22.02.2007
  Cumhuriyet İdeolojisi Osmanlının Devamı mı?
  Servet Kızılay

Cumhuriyet ideolojısi kurluluşundan bu yana kendi varlık sebebini meşru kılmak gerekçesiyle inkar ettiği Osmanlıyı keşf etmesi oldukça sorunlu bir zemine dayanır, tıpkı ortaya çıkardığı hiçbir sorunu çözemediği fakat buna mukabil üstünü kapattığı gibi. Resmi törenlerde (Kurtuluş bayramlarında) kara çarşafı yırtarak ‘kurtulan’ modern kadını simgeleyen figürleri ilk çırpıda hatırlayabiliriz. Bu törenlerde sadece düşmandan değil aynı zamanda (düşmana yüklenmiş eş
18.02.2007
Sayfalar : [1]
 25 / 217 / 273.195  

AJANS56.COM